Tarım ve Ziraat Bilgi Bankası...
 

 


Ana Sayfa Balıkçı Barınakları Çeşit Kataloğu Çevre ve Orman Tarımsal Desteklemeler Faydalı Bilgiler Firma Rehberi Gıda Gübreleme Hastalık ve Zararlılar Hayvancılık Köşemiz Hizmetiçi Eğitim Programı Madenler Makine Desteklemesi Peyzaj Süs Bitkileri Staj Başvuruları Su Ürünleri Grup Toplantısı Sulama Bilgileri Şifalı Bitkiler Tarımsal Dokümanlar Tarım Fuarları Tarımsal İstatistikler Tarımsal Mevzuat Tarım Sözlüğü Tarım Takvimi Üretici Birlikleri Yemek Tarifleri Yetiştiricilik Bilgileri Zirai Mücadele İlaçları Zirai Ürün Fiyat Endeksi İletişim

 

Yapılan Son Yorumlar

Hayvancılık Desteklemeleri
süt desteklemeleri gelmiyor?yardımcı olursanız sevinirim.

Balıkçı Barınakları
basvuralı nasıl ve nerden yapabilirim ünye cimonto icin

Sebzecilik Takvimi
ümit eroglu ömer eroglu bala gel al otobüs gitti kaman

Peyzaj Süs Bitkileri
elimde 7 000 adet aşılı top akasya vardır. 6-8, 8-10, 10-12, 12-14 söküm

Staj Talepleri
stajımı bölümümle ilgili bir alanda yapmak istiyorum

Hizmetiçi Eğitim Programı
Alanya da yeni başlanacak mantar yetiştiriciliği konusunda eleman aran

Hizmetiçi Eğitim Programı
merhaba hocam ben gecen yılkı fındık eksperliği ögrencılerınizden kade



Salata yetiştiriciliği. Salata yetiştiriciliği


1. Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları

Salata ve marullar bütün yıl boyunca açık e örtü altı koşullarında yetiştirilebilen salata ve taze yeşillik olarak tüketilen sebzelerdir. İçerdiği vitamin ve mineral maddeler ile iştah açıcı sebzeler grubunda yer almaktadır. Bir diyet sebzesi olan salata ve marul yaprakalrı %94-95 oranında su içermektedir. Besleyici değerinin diğer sebzelere göre düşük olduğunun belirtilmesi yanında 100 g taze salata ve marul yaprağının 6-8 mg askorbik asit, 1-1.5 g ham protein, 0.2-0.4 g yağ ve 1.5-2.5 g karbonhidrat, 330 iu. Vitamin A, 20-25 mg kalsiyum, 40 mg fosfor ve 1.5 mg demir içerdiği bildirilmektedir.

Ülkemizin bütün bölgelerinde genellikle ev bahçelerinde yetiştirilebilen salata ve marulun ticari boyutlarındaki üretimi Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde Haziran-Ağustos arasındaki aylar hariç yılın her mevsiminde yapılabilmektedir. Önceleri açık tarla koşullarında yapılan üretim özellikle kış mevsimindeki yüksek fiyatlardan yararlanmak amacıyla sera ve alçak plastik tünellerde de yapılmaya başlanmıştır. Üretim dönemi oldukça kısa olan (2-3 ay) salata ve marulun üretimi ülkemizde genellikle ikinci veya üçüncü ürün olarak ana sebze üretiminin ön veya arkasından yapılmaktadır. Ancak en fazla gelir sağladığı Aralık-Şubat ayları üretimi Ege ve Güney bölgelrinde açık tarla koşullarında, diğer bölgelerde ise sera veya tünel altında yapılmaktadır. Son yıllardaki sebze fiyatları düşünüldüğünde salata ve marulun en yüksek gelir sağlayan sebzeler grubunda yer aldığı belirlenmiştir. Ülkemizde 262.000 ton salata ve marul üretimi yapılmaktadır.

Salata-marulun anavatanı ve dünya üzerindeki yayılışı bakımından botanikçi ve araştırıcılar arasında değşiik görüşler vardır. M.Ö. 4500 yılında Mısır’da salata ve amrul kültürü yapıldığını vurgulamıştır. Dillingen ise salata-marulun yabani formlarının orta ve güney Avrupa’da, Kanarya adalarında, Cezayir ve Habeşistan ile Mezopotamya’ya kadar uzanan batı Asya, Kafkasya, Keşmir ve Nepal gibi Kuzey Hindistan bölgelerinde yayıldığını belirtmektedir. Genel bir ifade ile salata-marulun anavatanının Avrupa ve Asya olduğunu belirten Thompson (1949) marulun en az 2500 yıldır üretildiğini vurgulamıştır. Bu bilgiler ışığında bu gün kültür sebzesi olarak yetiştirilen salata ve marulun anavatanının Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika ülkelerini içine alan geniş bir alan olduğu kabul edilmektedir.

Baş bağlamayan çok kıvırcık yapraklı (Lactuca sativa var. Crispa) salata ile son zamanlarda ülkemizde yetiştiriciliği hızla gelişen ve lahana gibi baş yapan baş salatalar (Lactuca sativa var. Capitata) esas salata grubunu oluşturmaktadır. Buna karşılık marul olarak adlandırılan (Lactuca sativa var. Longifolia) grupta ise yaprakları birbirini örten gevşek, dik ve oval bir göbek meydana getiren, uzun yapraklı tip ve çeşitler ile benzer özelliklere sahip ancak göbek oluşturmayan çeşitler yer almaktadır.

Salata ve marulun morfolojik özellikleri arasında en önemli yeri yaprak özellikler almaktadır. Yaprakların düz veya kıvırcık oluşu ile yaprak rengi önemli birer ayırıcı faktördür. Bu gün yaprak şekli ve yaprak rengi yanında göbek ve baş oluşturma, yaprak gevrekliği, erkencilik ile hasatlık ve zararlılara dayanıklılık gibi çeşitli özellikler dikkate alınarak çok amaçlı araştırmalar yapılmakta ve yeni çeşitler geliştirilmeye devam etmektedir.

Bu özellikler dikkate alındığında Thopmson ve Kelly(1957) Ryder (1979), Bayraktar(1981) ve Günay (1993) salata ve marulları genelde üç ana büyük gruba ayırmışlardır.

Kıvırcık yapraklı salatalar (Crisp)

Baş oluşturan kıvırcık yapraklı salatalar (Crisphead)

  • Açık yeşil ve koyu yeşil yapraklı salatalar.
  • Kahverengimsi-Mor yapraklı salatalar.

Baş oluşturmayan kıvırcık yapraklı salatalar (Bunching)

  • Açık yeşil ve koyu yeşil yapraklı salatalar.
  • Kahverengimsi-Mor yapraklı salatalar.

Yağlı Salatalar (Butter)

Baş oluşturan yağlı salatalar (Butterhead)

  • Açık yeşil ve koyu yeşil yapraklı yağlı salatalar.
  • Yeşil üzerine kahverengimsi renkli yağlı salatalar
  • Kahverengimsi-Mor yapraklı yağlı salatalar.

Baş oluşturmayan yağlı salatalar

  • Açık yeşil ve koyu yeşil yapraklı yağlı salatalar.
  • Yeşil üzerine kahverengimsi renkli yağlı salatalar
  • Kahverengimsi-Mor yapraklı yağlı salatalar.

Marullar (Romanie = Cos)

Göbek oluşturan marullar (Yedikule)

  • Açık yeşil ve koyu yeşil yapraklı göbekli marullar
  • Kahverengimsi-mor yapraklı göbekli marullar

Göbek oluşturmayan marullar (Karamarul)

  • Açık yeşil ve koyu yeşil yapraklı göbeksiz marullar
  • Kahverengimsi-mor yapraklı göbeksiz marullar

2. Morfolojik Özellikleri

2.1. Kök
2.2. Gövde
2.3. Yaprak
2.4. Baş ve Göbek
2.5. Çiçekler
2.6. Meyve

Salata ve marul tek yıllık sebzeler grubunda yer alır. Sonbahar kış ve ilkbahar mevsimlerinde yetiştirilirler.

2.1. Kök
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

Salata-marul kuvvetli ve oldukça derine giden etli bir kazık köke sahiptir. Bu kazık kök besin deposu şeklindedir ve etrafında bol miktarda saçak kök taşır. Saçak kökler doğrudan kazık kök üzerinden çıkar ve toprağın 20-30 cm derinliğinde yayılmışlardır. Ancak bitkinin çiçeklenme devresinde ve uygun toprak koşullarında özellikle kazık kökün toprağın 100-150 cm derinliğine inebildiği belirlenmiştir.

2.2. Gövde
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Salata-marullarda gövde rozet şeklinde olup hemen toprak seviyesinin üzerinde yer alır. Yetiştiricilikte gövdenin gelişmesine izin verilmeden bitki hasat edilir. Gün uzunluğu ve sıcaklığın artması ile birlikte yaprakların göbeğin veya başın içinden gövde uzayarak yükselir ve ortalama 80-100 cm boy aldıktan sonra yaprak koltuklarından yan dalları ve çiçekleri oluşturur. Gövde gelişimi hemen toprak üzerinden başlar ve aşağıdan yukarıya doğru azalan oranda yaprak taşır.

2.3. Yaprak
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Bitkinin sebze olarak değerlendirilen kısmı olan salata marul yaprakları çeşide göre oldukça büyük farklılıklar göstermektedir. Yapraklar renk, şekil, irilik, düz yapı, kıvırcık yapı, uzunluk, genişlik ve etlilik gibi karakterler bakımından çok farklı formlara sahiptir. Yapraklar büyüklük açısından büyük, orta, küçük olarak, yaprak şekli bakımından ise yuvarlak, oval-yuvarlak, basık yuvarlak, basık, uzun ve orta-uzun olarak tanımlanmaktadır. Yaprak rengi olarak ise koyu yeşil, açık yeşil, sarımtırak yeşil, kahverengimsi yeşil, serpme vişne rengi, açık ve koyu kırmızı, lekeli ve dağınık mor renkler hakimdir.

Yaprakların kırmızı renk özelliği üzerine antosiyon hücrelerinin yoğunluğunun etkili olduğu ifade edilmektedir. Marul yapraklarının damarlık özelliği tüketim açısından önemlidir. Yaprak damarları alt ve üst yüzeylerde çok belirgin veya hafif belirgindir. Bazı çeşitlerde de yaprakların alt yüzeyleri hafif tüylü olabilmektedir. Salata-marul yapraklarının görünüşü açsından çeşit ve formların ayrılmasında önemli bir anahtar olan kıvırcıklık açısından yapraklar düz hafif kıvırcık, orta kıvırcık ve tam kıvırcık olarak gruplandırılmaktadır.

2.4. Baş ve Göbek
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Salata ve marul grubuna göre oluşturulan başlar farklılık göstermektedir. Marullarda oluşan baş şekli genelde “göbek” olarak adlandırılırken salatalardaki “baş “ olarak ifade edilmektedir. Marullarda göbek, 5-6 dış yapraktan sonra gelişen yaprakların bitkinin büyüme konisinde uzun ve elips formunda bir göbek oluşturması şeklinde ortaya çıkar. Çok sayıda yaprak (40-45 adet) bir araya gelerek esas tüketilen kısım olan marul göbeğini oluştururlar. Salata grubunda ise lahanalara benzer şekilde yine 5-6 dış yapraktan sonra gelişen 25-35 adet yaprak birbiri üzerine sarılarak bitkinin sürgün ucunda baş oluşturmaktadır. Bu salata başları çeşitler göre yuvarlak, basık yuvarlak veya elips şeklinde olabilmektedir. Ayrıca oluşan bu başlar lahana başları kadar sıkı olmamakla birlikte sıkı veya gevşek yapılı olabilmektedir. Sıkı başlı olan çeşitler hem üreticiler hemde tüketiciler tarafından tercih edilmektedir. Baş ve göbek oluşturan salata veya marullarda baş veya göbeği oluşturan yaprakların rengi dıştan içe doğru açılmaktadır. Bazı çeşitlerde bu renk beyaza kadar ulaşmaktadır. Benzer şekilde yaprak gevrekliği de iç kısma doğru artmaktadır. Bazı salata grupları ise hiç baş ve göbek oluşturmazlar. Bunlar yaprak marullar grubunda yer alırlar ve yapraklar rozet şeklinde sıkça dizilmişlerdir.

2.5. Çiçekler
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Salata ve marullarda çiçeklenme gün uzunluğu (fotoperyodizm) ile yakın ilişkilidir. Genelde uzun gün bitkisi olarak tanımlanan marul bitkisi çeşitlere göre belirli gün uzunluluğuna ulaştığı zaman (bazı çeşitler 11-14 saat, bazlılar 17-18 saat) hava sıcaklığının da artışı ile birlikte çiçeklenme hızını arttırırken, yazlık çeşitler daha geç dönemde çiçeklenmeye başlarlar. Bornova koşullarında erken ilkbahar döneminde yapılan bir çalışmada Grand Rapid salata çeşidinin 40-45 gün gibi kısa bir süre sonra hızla çiçek oluşturduğu, buna karşılık Kıbla ve Nabucco baş salata çeşitlerinin en geç çiçeklenme belirtisi gösterdikleri belirtilmiştir.Gün uzunluğunun ve sıcaklığın artışı ile birlikte başlayan generatif dönemde oluşan çiçek sapları 60-120 cm yükselir. Herbir sap birer çiçek ile son bulur. Çiçek sapları aşağıdan yukarıya doğru azalan ve küçülen oranda yaprak taşır. Yapraklar çiçek saplarını dıştan sarmış durumdadır. Her bir çiçek sürgünü üzerinde çiçekler demetler halinde dizili bir halde bulunur. Her bir demet yaklaşık 15-25 adet çiçek taşır. Çiçekler genelde sarı ve açık sarı renklidir. Ancak kırmızı yaprak renginin hakim olduğu çeşitlerde çiçekler kırmızı, sarı-kırmızı veya benekli kırmızı olmaktadır. Her bir çiçekte bulunan taç yaprak sayısı 10-17 arasında değişmektedir ve her bir çiçek çift gözlü stigma, tek bir stil ve iki gözlü yumurtalık taşır. Anterler ise bir çok sebze çiçeğinde olduğu gibi birleşmiş bir boru şeklindedir ve stil’in etrafını sarmıştır. Bir bitkideki çiçekler aynı anda açmaz, çiçeklenme genelde aşağıdan başla ve açılma dıştan içe doğru olur.

Salata-marul çiçekleri biyolojik olarak erseliktir. Döllenme ise büyük oranda kendi kendinedir. Ancak aşırı oranda böcek ziyareti olursa ve bazı iklimsel faaliyetler nedeniyle Menemen koşullarında %0.8-1.2 oranında yabancı tozlanmanın olabildiği belirlenmiştir. Bu nedenle yapılacak ıslah çalışmalarında mutlaka izolasyon önlemlerinin alınması gerekir.

Salata-marul çiçekleri güneşli havalarda sabah saat 6.00-7.00 arasında açılır ve öğle saatlerine kadar açık kalır. Çiçek açılırken dişicik tepesi boru şeklindeki erkek organlar arasından sürtünerek yükselir ve dışarı çıkar. Bu sırada da tozlanma ve döllenme meydana gelir. Döllenen çiçek öğle saatlerinde kapanır ve bir daha açılmaz. Marul çiçekleri bulutlu havalarda sabahları daha geç saatlerde açılır. Yağmurlu havalarda ise hiç açılmaz.

2.6. Meyve
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Tozlanma ve döllenme tamamlandıktan sonra kapanan çiçeğin yumurtalığından tek tohumlu meyveler meydana gelir. İklim şartları ve çeşitlere bağlı olarak değişmekle birlikte çiçeklenmeden 3-5 hafta sonra tohumlar olgunlaşır.

3. Tohum ve çimlenme özellikleri

Salata ve marul tohumları çeşit ve yetiştirme bölgelerine bağlı olarak çok az değişiklik gösteriri. Genelde yassı ve uzunluğuna oluklu, uç tarafı çıkıntılı olan marul tohumları 3-6 mm uzunluğunda 0.8-1.0 mm genişliğinde ve 0.3-0.6 mm kalınlığındadır. Tohum rengi ise kirli beyaz, sarı, krem, kahverengi ve siyaha yakın olabilmektedir. Tohumların bin dane ağırlığı 0.8-1.2 gramdır. Salata ve marul tohumları optimum koşullarda (20 ?C) 4-7 günde çimlenirler, çimlenme için ön üşütmeye ihtiyaç göstermektedirler. Fidelik ve tarla koşullarında ise sıcaklık optimum 18-21°C olmalıdır. Sıcaklık 26°C üzerine çıkarsa tohumların çimlenmesi büyük oranda engellenir. Bu nedenle yaz aylarında yapılan tohum ekiminde bu özelliğin göz önüne alınması gerekir. Salata ve marul tohumlarının çimlenmesi üzerine ışığın etkisi de büyüktür. Işık şiddeti azaldıkça çimlenme olumsuz yönde etkilenir.

4. Yetiştirme İstekleri

4.1. İklim İsteği
4.2. Toprak İsteği

Ülkemiz şartlarında yılın her mevsiminde yetiştirilebilen salata ve marul iklim istekleri yönünden hassas olan sebzeler arasında yer alır.

4.1. İklim İsteği
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde sonbahar, kış ve erken ilkbahar aylarında, biraz serin ve rutubetli olan Karadeniz ve D. Anadolu gibi bölgelerimizde ise bazı önlemler alarak bütün yıl boyunca yetiştirilebilen salata ve marullun sıcak bölgelerdeki üretimini engelleyen en önemli iklim faktörleri sıcaklık ve gün uzunluğudur. Aslında ılık iklim bitkisi olan salata-marul, ılık serin ve rutubetli iklimlerden hoşlanır. Uzun gün koşulları, sıcaklık ve kuraklık ile birleştiği zaman bitkilerde vegetatif gelişme durur ve bitkiler generatif faza geçerler. Bu aşamadan itibaren marul yaprakları sertleşir, süt oluşturur ve yapraklarda açılaşma meydana gelir. Ancak erken ilkbaharda yetiştirilmeye uygun bazı çeşitler gün uzunluğunun artışına rağmen oldukça geç çiçeklenme oluştururlar. Bitkilerde yaprak kalitesi düşer acılaşma meydana gelir, ve böyle marulların pazarlama değeri azalır.

Salata-marullar gün uzunluğuna karşı hassastır ve bu bakımdan sonbahar, kış ve erken ilkbaharda yetiştirilen, uzun günde hızla Çiçeklenen “uzun gün “ çeşitleri ile gün uzunluğuna nötr olan ve yaz aylarında yetiştirilen nötr çeşitler olarak iki farklı grupta toplanırlar. Sonbahar kış ve erken ilkbaharda yetiştirilen çeşitler gün uzunluğu 17-18 saatte ulaşınca hemen generatif faza geçerek çiçeklenir. Bu çeşitler 11-14 saat-gün uzunluğunda devamlı generatif faza geçerek çiçeklenir. Salata-marul tohumları 5-25°C sıcaklıklarda kolaylıkla çimlenirler. Optimum çimlenme sıcaklığının ise 15°C olması önerilmektedir. Bitki gelişme döneminde ortam sıcaklığının ortalama 12-15°C olması gerekir. Buna karşılık bazı kışlık çeşitlerin 0°C ve –5°C’ye dayanabildiği belirlenmiştir. Ancak bu sıcaklıklarda bitki gelişimi tamamen durduğu için kış mevsimi soğuk geçen bölgelerde salataların sera veya tünel altında yetiştirilmesi gerekir. Diğer taraftan yeni dikilmiş 3-5 yapraklı marul fideleri düşük sıcaklıklara çık daha fazla dayanıklı iken, hasat olgunluğuna gelmiş ve baş oluşturmuş marulların düşük sıcaklıklardan büyük oranda zarar gördüğü belirlenmiştir.

4.2. Toprak İsteği
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Salata ve marullar toprak isteği bakımından fazla seçici olmayan sebzelerdir. Hafif karakterlii topraklardan killi-ağır karakterli topraklara kadar her türlü topprakta rahatlıkla yetiştirilebilirler. Ancak kökleri 100-150 cm derine kadar inebildiği için derin bünyeli organik maddece zengin drenajı iyi kumlu-tınlı topraklar marul üretiminde ideal topraklardır. Bu tip topraklarda verim ve kalite yükselir. Buna karşılık ağır karakterli ve derin olmayan topraklarda verim azalır, bitki gelişimi ağır olur. Salata-marul üretimi yapılacak topraklarda pH: 6.0-7.0 arasında olmalıdır. Asit toprakları sevmeyen marulun pH değeri 5.6’dan düşük olan topraklarda yetiştirilmemesi gerekir. Böyle topraklara kireç ilavesi yapılmalıdır. Toprak pH’sının 7.0’dan yüksek olması verimde önemli ölçüde düşüşe neden olur. Salata-marul toprak tuzluluğuna karşı da hassastır ve topraktaki tuzdan hoşlanmaz. Bu nedenle gübrelemede çok dikkatli olmalıdır.

5. Yetiştirilme Şekli

5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
5.2. Bakım işleri
5.3. Çapalama
5.4. Sulama
5.5. Gübreleme
5.6. Başların bağlanması
5.7. Tarımsal savaşım
5.8. Yabancı ot kontrolü

5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]

Salata ve Marul üretimi doğrudan tohum ekimi ve fidelerinin yetiştirilerek esas yerine dikilmesi şeklinde olmak üzere iki şekilde yapılır.

Doğrudan tarlaya tohum ekimi yoluyla üretim: Doğrudan tarlaya tohum ekimi özellikle geniş alanlarda işçiliğin pahalı olduğu ve makinalı tarımın yapılabildiği işltmelerde uygulanır. Ülkemizde son yıllarda küçük çaplı deneme üretimi şeklinde başlayan bu üretim genelde tarımı gelişmiş ülkelerde kullanılmaktadır. Tarla hazırlığı fide ile yapılan üretim şeklinde olduğu gibi yapılır. Salata ve marul tohumları çok küçük olduğu için çok iyi ve çok ince toprak hazırlığı gereklidir. Ağır karakterli topraklarda direkt tohum ekimi önerilmez. Hafif karakterli topraklar ve kumlu topraklar bu ekim şekli için ideal topraklardır. Çok itinalı olarak hazırlanan toprak, düzlendikten sonra mibzer ile tohum ekimi yapılır.

Salata ve marul tohumlarının direkt tarlaya ekimleri sırasında büyük problemler ile kariılaşılmaktadır. Özellikle sıra üzeri mesafeler ayarlanamaz ve birim alana hassas tohum ekimi yapılamaz. Bu nedenle böyle problemleri ortadan kaldırmak için üretimde mutlaka kaplanmış tohum (pellet tohum) kullanılmalıdır. Kaplanmış bu tohumlar doğal ağırlıklarının 1015 katı ağırlığa ve çapa ulaştığı için mibzer ile hassas ekim kolayca yapılabilmektedir. Yine bu yönteme benzer şekilde tohumların jelatinimsii kağıt veya bantlar içine yerleştirilmesi ile hazırlanan bantların toprağa gömülmesi, çimlendirilmiş tohumların sıvı ekim (fluid drilling) tekniği ile direkt tarlaya ekilmesi ve tohumların ekim öncesi K3PO4 ve PEG (polyethilene glycol) gibi maddelerin belirli dozdaki solusyonlarında önçimlendirme yapıldıktan sonra direkt tarlaya ekilmesi gibi çimlenme ve fide çıkışını iyileştirmeye yönelik çalışmalar başarıyla uygulanmaktadır.

Belirtilen bu uygulamaların yapılmadığı tohumların ekiminde bitki seyreltmesi mutlaka yapılmalıdır. Ancak ekim öncesi kaplanmış veya çimlenmesi iyileştirilmiş tohum kullanılması halinde bitki seyreltilmesi işlemine gerek duyulmadığı için %20-30 işgücü azalması sağlanır.

Hiç uygulama görmemiş tohumlar ile kaplanmış veya çimlenmesi iyileştirilmiş tohumların direkt tarlaya ekimlerinde sıra arası mesafesi 30-40 cm yeterli olmaktadır. Sıra üzeri mesafesi ise tohum durumuna göre 4-5 cm veya kaplanmış tohumlarda 15-20 cm olabilmektedir. Direkt tohum ekiminde kaplanmamış tohum kullanılırsa bir dekar alana 80-100 gr tohum kullanılır.

Düz tarlaya mibzer ile 30-40 cm sıra arası mesafelerle ekilen tohumlar iklim koşullarına göre 8-10 gün sonra çimlenerek toprak üzerine çıkar. Bitkiler 3-4 yapraklı olunca seyreltme yapılır. Yüzlek yapılan çapa ile yabancı ot gelişimi engellenir ve kaymak tabakası kırılır.

Fide ile üretim : Bu üretim şeklinde önce fidelerin üretilmesi gerekir. Fide üretimi yetiştirme mevsimine göre tava veya tahtalarda yapılır. Ayrıca son yıllarda geliştirilen topraklı fide üretimi de fide ile üretimin bir diğer şeklidir. Yetiştiricilik sonbahar kış döneminde yapılacaksa fidelerin Ağustos Eylül aylarında yetiştirilmesi gerekir. Bu dönemde fide üretimi için tavalar kullanılır. Yaz aylarında yapılan üretimlerde çimlenme oranının yükselmesi için tohumlar ekim öncesinde bir hafta süreyle soğuk depolarda tutulmalı ve daha sonra ekilmelidir. Tavalar 120 cm genişliğinde ve belirli uzunlukta hazırlanır. Toprak iyice inceltilir. Bol organik gübre ile gübrelenir. Bu tavalara tohum serpme olarak veya 8-10 cm sıra arası mesafelerle ekilir. Her iki yöntemde de m2’ye 2-3 gr tohum kullanılır. Homojen olarak tohum ekimi yapıldıktan sonra tohumların üzeri 1 cm kalınlığında harç ile kapatılır. Ekilen tohumlar baskı tahtası ile bastırılır ve bolca sulanır. Ekilen tohumlar optimum koşullarda 8-10 gün sonra çimlenerek toprak yüzeyine çıkarlar. Tavalarda bundan sonra dikkatlice yabancı ot temizliği, sulama ve hafif çapalama ile hastalık ve zararlı mücadelesi yapılır. Fideler 2-3 yapraklı olunca eğer sık gelişiyorsa 1-2 cm aralıklarla seyreltme yapılır. Seyreltme amacıyla sökülen fideler bir başka yastığa şaşırtılarak üretimde kullanılabilir. Tohum ekiminden yaklaşık 30-35 gün sonra dikim büyüklüğüne gelen fideler dikkatlice sökülerek esas yerlerine dikim yapılır. Sökümden bir gece önce tavanın sulanması fide sökümünün daha kolay yapılmasını sağlar.

Üretim erken ilkbahar döneminde yapılacaksa tohumlar Ocak-Şubat aylarında açık koşullarda hazırlanan tahtalara yada plastik tünel altına veya sera içine ekilerek fide üretimi yapılır. Açık alanda tünel altında yapılan fide üretimi yine aynen tavalarda yapılan üretimde olduğu gibi yapılır. Bu dönemde tohum ekiminden yaklaşık 40-50 gün sonra dikim büyüklüğüne gelen fideler sökülerek esas yerlerine dikilir.

Son yıllarda fideleri ile üretilen sebzelerin çoğunluğunda kullanılmaya başlayan ve üretimde önemli bir yer tutan topraklı fide üretimi de salata marul üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Topraklı fide üretiminde değişik boylardaki viyoller kullanılır. Viyoller torf ile doldurulur ve her bir göze 1-2 tohum ekilir. Üzeri harç ile kapatılır, sulanır ve çimlenmeye bırakılır. Bu üretim şekli sera ve kontrollü koşullarda gerçekleştirildiği için fideler daha kısa sürede dikim büyüklüğüne gelir. Topraklı fide üretiminde viyoller yanında kağıt, plastik veya topraktan yapılmış farklı boylardaki saksılarda kullanılabilir.

Topraklı fideler esas yerine dikildiğinde topraksız fidelere göre kök kopması ve kök kaybı olmadığı için bir duraksama veya şaşırtma şoku geçirmeden gelişmesine devam eder. Özellikle eylül ayı gibi sıcak dönemde dikilen topraksız fidelerin tutum oranında %30-35 kayıp oluşmaktadır. Bu dönemde topraklı dikilen fidelerin daha erken hasat büyüklüğüne geldiği ve kaliteli baş oluşturduğu bilinmektedir.

Topraklı veya topraksız fidelerin esas yerlerine dikiminde önemli bir farklılık yoktur. Önce fide dikilecek toprak derince sürülür. Birkaç gün havalanmaya bırakılan toprak derince sürülür. Birkaç gün havalanmaya bırakılan toprak Disk-Harrow ve tırmık çekilerek düzlenir. Salata ve marul fideleri ya 30-40 cm genişliğinde ve 30-40 cm aralıklarla açılmış masuraların boyun noktasına tek veya çift sıralı dikilir, yada düz tarlada 100-120 cm genişliğinde hazırlanmış yerden 5-10 cm yüksekliğindeki tahtaların üzerine 30-40 cm aralıklarla 3 veya 4 sıralı olarak dikilirler. Her iki yöntemde de sıra üzeri mesafe 15-25 cm olmalıdır. Fidelerin derin dikilmesine dikkat edilmelidir. Fideler söküm derinliği esas alınarak dikilir. Baş oluşturma ve oluşturmama özelliği dikkate alındığında ise; baş oluşturan çeşitlerin 30x25 cm mesafeler ile dikilmesi halinde 12.900 adet/dekar, baş oluşturmayan kıvırcık çeşitlerinin ise 35x30 cm mesafeler ile dikilmesi halinde 9.100 adet/dekar bitki sıklığının ideal sıklıklar olduğu belirlenmiştir.

Masuralı üretimde masuralara salma su verilir ve fideler (topraklı veya topraksız) masuraların boyun noktalarına ve fidelerin büyüme noktalrı su seviyesinin üstünde kalacak şekilde elle dikim yapılır. Dikim erken ilkbahar üretiminde yapılıyorsa ve toprak tavı iyiyse yine masuraların boyun noktasına topraklı fideler bir çepin yardımıyla topraksız fideler ise plantuvar yardımıyla dikilirler. Hava şartlarına göre dikimden sonra su verilir.

Tahtalar üzerinde 3-4 sıralı yapılan üretimlerde ise yine fideler dikim makinaları çepin veya plantuvar ile dikilir. Bir sistemde sulama ya damla yada yağmurlama yöntemleriyle yapılır. Bu şekilde hazırlanan bir tahta üzerinde 2 sıra damlama sulama borusu yeterli olmaktadır.

Her iki üretim şeklinde de fide dikiminden sonra iklim koşullarına göre yapılacak sulama işlemine ve fidelerin şaşırtma şokunu atlatmasından sonra yapılacak bakım işlerine özen gösterilmelidir.

5.2. Bakım işleri
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Salata-marul üretiminde yapılacak bakım işlerinin zamanında yapılması çok önemlidir. Çünkü 2-4 ay gibi kısa sürede hasat olgunluğuna gelen bitkilerde özellikle yabancı ot temizliği, çapalama, sulama ve gübreleme gibi işlemlerin yerinde ve zamanında uygulanması verim ve kalite üzerinde olumlu etkiler yapar.

5.3. Çapalama
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Masura veya tahtalarda yapılan üretimde bitkiler 4-5 yapraklı olunca ilk çapa işlemi hafif şekilde yapılır. Bu çapa ile yabancı ot gelişimi engellenir hemde toprak havalandırılarak kaymak tabakası kırılmış olur. Salata ve marul bitkileri 30-40 cm gibi sıra arası mesafeleriyle dikildiği ve hızlı bitki gelişimi nedeniyle sıra araları çabuk kapandığı için yabancı ot gelişmesi engellenir. Bu nedenle bitkiler 8-10 yapraklı olunca ikinci bir çapa daha derin olarak yapılır. Bu çapa işlemleri genelde el ile yapılır. Bölge iklim koşulu ve toprak yapısı ve bitki gelişmesine göre üçüncü bir çapa yapılır veya yapılmayabilir. Bu aşamadan sonra bitki gelişimi hızlanır ve hasada yaklaşır. Düz tarlaya direkt tohum ekiminde ise çapalama önemlidir. Çünkü tohum çimlenmesi ile birlikte gelen yabancı otlar ancak çapalama işlemleri ile yok edilir. Bu üretim şeklinde çapalama sayısı daha fazladır. Ancak sıra arası mesafelerin yeterli olduğu durumlarda çapalama işlemi makinalı olarak yapılabilmektedir. Sadece sıra üzerleri el ile çapalanır.

5.4. Sulama
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Ülkemizde salata-marul üretimi genellikle sonbahar, kış ve erken ilkbahar aylarında yapıldığı için fazla sulama işlemine gerek yoktur. Bu dönemde bitkinin su ihtiyacını düşen yağış karşılar. Ancak gerekli olduğu hallerde masuralar salma usulü sulanırken, tahta şeklinde yapılan üretimde damla veya yağmurlama sulama yöntemleri kullanılır. Yaz sonu, sonbahar başı yapılan üretimlerde sulama önemlidir. Özellikle fide dikimi ve tutum dönemi ile ilk gelişme döneminde sulamaya dikkat edilmelidir.

5.5. Gübreleme
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Salata ve marul bitkileri organik maddeyi çok sever. Organik maddece zengin topraklarda hızlı gelişerek kısa sürede hasat olgunluğuna gelir. Bu nedenle fide dikiminden önce toprak yanmış ahır gübresi ile 4-5 ton/da gübrelenmelidir. Bitki yetiştirme döneminde ise halk arasında "şerbet” olarak tanımlanan hayvan idrarı ve taze gübrenin sulama suyu ile birlikte 1-2 defa verilmesinin etkili olduğu ifade edilmektedir. Salata-marul üretiminde ticari gübreleme de dikkatli olunmalıdır. Özellikle azotlu gübrelerin aşırı verilmesi halinde bitki yapraklarında biriken nitritin insan vücuduna olmsuz etki yaptığı saptanmıştır. Bu nedene salata ve marul üretimi yapılacak toprakta analiz sonuçşarına göre N,P,K gübrelemesi yapılmalıdır. Dekara 10-20 kg N, 10-12 kg P2O5 ve 18 20 kg K2O uygulanması başarılı sonuç verir. Ticari gübrelerden p2o5 ve k2o fide dikiminden önce bir defada, azotlu gübrenin yarısı fide dikimi sırasında, diğer yarısı ise gelişme devresinin ortasında direkt tarlaya uygulanır. Aşırı gübre verilmesi ise toprağın tuz oranını arttıracağından tehlikelidir. Ayrıca gelişmenin yavaş olduğu dönemde olan kış aylarında marul bitkisi sonbahar ve erken ilkbahar döneminde göre daha az gübre kullanılır. Marul bitkisi N,P ve K ana besin elementleri yanında bor, mangan, magnezyum ve bakır gibi iz elementlere de gereksinin duyar.

5.6. Başların bağlanması
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Düz yapraklı ve göbek oluşturan marul çeşitlerinde düzgün ve iri göbek oluşumuna yardımcı olmak amacıyla bitkinin göbek sarmaya başladığı dönede rafya ile bitkinin yaprakları iple sarılır. Küçük alan üretimlerinde meraklı üreticilerin uyguladığı bir yöntemdir. Büyük tarla yetiştiriciliğinde ise ek bir maliyet getirir.

5.7. Tarımsal savaşım
[Konu Başlığı] [Önceki Konu] [Sonraki Konu]

Salata-marul üretiminde problem yaratan hastalıkların başında mildiyö, beyaz küf, bakteriyel çürüklük ve değişik virüs etmenlerinin neden olduğu hastalıklar gelir. Mildiyö, yapraklarda köşeli, sarı veya açık yeşil lekeler şeklinde görülür. Beyaz küf ise özellikle sık dikimö yapılmış bitkilerin üst yapraklarında beyaz paslı lekeler halinde ortaya çıkar. Bakteriyel çürüklükte yapraklar incelir ve yapraklarda kahverengi lekeler oluşur. İlerleyen aşamalarda yaprak damarları boyunca lekeler büyür ve bitki özünde yumuşak çürüklükler meydana gelir.

Virüs hastalıkalrına karşı çok dikkatli olunmalıdır. Temiz tohum kullanılması önerilmektedir. Salata ve marullarda zarar yapan önemli zararlılar arasında ise salyangozlar, tel kurtları, toprak nematodları, beyaz sinekler ve yaprak bitleri gelmektedir.

Belirtilen hastalı ve zararlılara karşı detaylı bilgiler alınarak mücadelelerin yerinde ve zamanında yapılası önerilir.

5.8. Yabancı ot kontrolü
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]

Salata-marul üretiminde karşılaşılan en önemli sorunların başında yaban ot mücadelesi gelir. Bu gün için ilaçlı yabancı ot mücadelesinin yapılmadığı marul üretiminde mücadelel çapa işlemleri ile yapılmaktadır.

6. Olgunluk hasat ve depolama

Üretimi yapılan salata-marulun tip ve çeşitlere göre olgunluk zamanları ve olgunluk kriterleri farklılık göstermektedir. Yine çeşitlere ve yetişitirilme zamanına göre dikim tarihinden itibaren erkenci çeşitler 50-60 günde, orta ve geçci çeşitler ise 90-120 günde hasat olgunluğuna gelirler.

Baş oluşturan salata çeşitlerinde olgunluk, baş oluşumun tamamlanmış olması, başın sıkı, kendine özgü renkte, düzgün şekilli ve toplu bir görünüme sahip olması uygun hasat zamanı olarak tanımlanır.

Göbek oluşturan marul çeşitlerinde ise olgunluk, bitki büyüme noktasında orta sıklıkta oluşan göbeğin çeşide bağlı iriliği kazandığı dönemdir.

Baş ve göbek oluşturmayan kıvırcık salata çeşitlerinde de ortalama çeşit iriliğine gelen bitkiler hasat olgunluğuna gelmişlerdir.

Olgunluğunu tamamlamış ve normal iriliğini almış salata-marul bitkilerinin yaprakları kartlaşmadan, göbek veya başın açılarak çiçek sürgünlerinin gelişmesine izin verilmeden hasat edilmesi gerekmektedir. Hasat küçük işletmelerde elle büyük işletmelerde ise makine ile yapılır. Elle yapılan hasat birkaç defada yapılırken makinalı hasat bir defada tamamlanır. Ancak tarlada salata ve marulun hepsi aynı anda hasat olgunluğuna gelmez. Kademeli oluşan baş olgunluğu, hasat işleminin de kademeli yapılmasını zorunlu kılar. Kademeli hasat işlemi ancak elle yapılır. Elle yapılan hasatta marulun dış yapraklarının mümkün olduğu kadar az kopartılması gerekmektedir. Tarladan köksüz kesilen marullar hemen tahta veya karton kutulara başları aşağı gelecek şekilde her ambalaj kutusuna 6-18 adet marul konularak ambalajlanır. Ambalaj kabına ürün çok sık olarak yerleştirilmemelidir. Özellikle baş marullar çok sıkıştırılırsa başlarda ezilme ve yapraklarında kopmalar meydana gelir. Kökü ile birlikte sökülen marul bitkileri ise kökleri aşağıya gelecek şekilde yine ambalaj kaplarına yerleştirilir. Bu bitkilerin kökleri pazarda, pazarcı tarafından kesilerek tüketiciye sunulur.

Salata ve marulların depolanmadan en kısa sürede pazarlanması gerekir. Ancak depolanması gerektiği hallerde ise 0 ?C sıcaklık ve %95 nemde 2-3 hafta depolanabilirler.

7. Verim

Salata ve marul üretiminde birim alandan elde edilecek verim birim alandaki bitki sayısı esas alınarak belirlenir. Pazarlama adet olarak yapıldığı için dekardan elde edilecek verimin de adet üzerinden belirlenmesi gerekir. Bu bilgilerin ışığında ülkemiz koşullarında bir dekar alandan 7000-8000 adet pazarlanabilir salata ve marul elde edilir.

8. Tohum üretimi

Sofralık salata ve marul üretimi ile tohum üretimi amacıyla yapılan yetiştirme birbirinden önemli farklılık gösterir. Doğrudan tohum ekimi veya fide dikiminden sonra yapılacak olan nırmal bakım işlemlerinden sonra tohum alınacak bitkilerde baş veya göbek oluşturma döneminde üzerinde durulması gereken en önemli konu tip dışı bitkilerin tarladan uzaklaştırılmasıdır. Bu işlen tamamlandıktan sonra gün uzunluğu ve sıcaklığın artışı ile bitkiler hızla göbek veya başları patlatarak çiçek saplarını ve çiçekleri oluşturur. Her ne kadar salata-marul çiçekleri kendi kendine döllenirse de %0.8-1.2 oranında meydana gelebilecek yabancı tozlanma ihtimaline karşı çeşitler arasında 200-300 metre mesafe bırakılması gerekmektedir.

Çiçeklenme ve tohum olgunluğu aynı anda oluşmadığı için çiçeklenmeyi takiben 3-4 hafta sonra tohumlar olgun hale gelir. Bir bitki üzerindeki çiçeklerin %50’sinden fazlası tohumunu olgunlaştırdığı zaman bitkiler toprak üzerinden dikkatlice kesilirler. Tohumların olgunlaştığı tohumu taşıyan tüylerin görülmesi ile anlaşılır. Olgun tohumların dökülmemesine özen gösterilmelidir. Hasat edilen bitkiler gölge bir yerde 2-3 hafta bekletilerek plastik bir varil içerisinde silkelenerek tohumların dökülmesi sağlanır. Daha sonra yapılacak eleme ve savurma işlemi ile temiz tohum elde edilir. Marul tohumu üretimde makinalı hasat önemli oranlarda tohum kaybına neden olduğundan genelde uygulanmaz.

Salata ve marullarda tohum verimi, çeşit, sıra arası ve üzeri mesafeleri ile bakım koşullarına göre değişmektedir. Optimum bakım koşullarına bir dekar alandan 50-75 kg tohum elde edilir.

© 2008 tarimziraat.com
site ekle tarım ziraat Contenuto di sostanze nutritive Composição de alimentos Inhalt von Nährstoffen Contenido de nutrientes La Composition des Aliments Food Composition Guida gatto Guia de gatos Führer für Katzen Guía de gatos Guide of Cats