1. Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları
Hıyar yazlık sebzeler grubunda yer alır. Sofralık ve turşuluk olarak yaz aylarında açık tarla koşullarında, kış aylarında ise örtü altında olmak üzere bütün yıl boyunca üretilir. Yıllık toplam hıyar üretimimiz ortalama 1.400.000 tondur. Bu üretim miktarının %65-70 ‘i açık tarla koşullarında yapılır. Sofralık hıyar üretiminin tamamına yakını iç pazarda tüketilir. Son yıllarda dış pazarların taleplerine bağlı olarak sofralık ve turşuluk hıyar üretimi hızlı bir şekilde artmıştır. Özellikle turşuluk hıyar üretiminin çok büyük bir bölümü turşu olarak dış pazarlara ihraç edilmektedir. Son yıllarda Hindistan’ın rekabeti nedeniyle üretimde azalma görülmektedir.
Hıyarın anavatanı konusunda inceleme yapan bir çok araştırıcı bu kültür bitkisinin Hindistan’ın Himalaya dağları ile Bengal körfezinin kuzey kısmı arasındaki sahadan ve Çin, İran ile Anadolu’yu içine alan bir bölgeden dünyaya yayıldığı konusunda fikir birliği içindedir.
Hıyarın anavatanından ne zaman ve ne şekilde diğer ülkelere yayıldığı tam olarak aydınlanamamıştır. Aşiret göçlerin bu yayılmada etken olduğu düşünülmektedir.
Hıyarın MÖ 3000 yıllarında Hindistan’da yetiştiriciliğinin yapıldığı yine MÖ 2000 yıllarında Mısır’da yetiştirildiği yapılan kazılardan anlaşılmıştır. Hıyar ve kabakgiller familyasına ait bazı sebzelerin bu tarihlerde Mısır’da yetiştirildiği Dillingen (1956) tarafından bildirilmektedir.
MÖ 600 yıllarında Hıyar, Anadolu’dan Yunanistan’a geçmiştir. Romalılar hıyarın yayılmasında etken rol oynamıştır. Avrupa ülkelerine hıyar 9. Yüzyılda girmiştir. Önce Fransa ve Almanya’da yetiştiriciliği başlamış, İngiltere’ye ise 14. Yüzyılda girmiştir. Amerika’ya kıtanın keşfinden sonra Avrupalılar tarafından sokulmuştur.
2. Morfolojik Özellikleri
2.1. Kök
2.2. Gövde
2.3. Yaprak
2.4. Çiçek
2.5. Meyve
2.1. Kök
[Konu Başlığı]
[Sonraki Konu]
Toprak rutubetini çok sevdiğinden kökleri yüzeysek oldukça büyür ve uygun şartlarda 20-25 cm derinlikte gelişir. Ana kök kazık kök olup ortalama 5-10 cm uzunluğundadır. Ana kökten bol miktarda yan kökler meydana gelir. Yan köklerin büyümesi ve dallanmasıyla kök saçak kök görünümündedir. Kökler derine gitmez ve toprağın üst tabakalrında bitkinin gelişme durumuna göre 50-100 cm kadar yanlara yayılır. Kökler toprağın yapısına bağlı olarak kumlu ve hafif topraklarda 100-200 cm, killi ve ağır topraklarda 50-100 cm derinliğe iner. Köklerin % 60-70’i toprağın 10-20 cm derinliğinde bulunur. Fazla su tutan ve drenajı iyi olmayan topraklarda kök gelişmesi çok zayıftır.
2.2. Gövde
[Konu Başlığı]
[Önceki Konu]
[Sonraki Konu]
Hıyar gövdesi otsu olup sürümcü ve tırmanıcı karakterde köşeli ve tüylüdür. Gövde yan kolların, yaprakların ve meyvelerin ağırlığını taşıyacak ve dik duracak güçte değildir. Gövde ve yan kolay üzerinde meydana gelen sülükler yardımıyla çevrede bulunan bitki veya nesneye sarılarak yukarı doğru tırmanır.
Gövde birçok boğum ve boğum aralarından oluşur. Boğumlarda yapraklar ve sülükler bulunur. Yaprak koltuklarından yan dallar çıkar. Dişi ve erkek çiçekler boğumlarda yer alan yaprak koltuklarından meydana gelir.
Dallanma kuvvetlidir. Ana gövde üzerinde 4-6 adet birinci derecede yan dal ve yan dallar üzerinde de 4-6 adet ikinci derecede yan dallar meydana gelir. Bitkinin ana gövdesi tarla koşullarında 1-3 m’ye kadar uzayabilir.
Ana gövde ve yan dallar köşeli, dikenli ve tüylüdür. Gövde rengi taze iken yeşil ve koyu yeşil, daha sonra sarı yeşil, açık sarı ve sarı renge dönüşür.
2.3. Yaprak
[Konu Başlığı]
[Önceki Konu]
[Sonraki Konu]
Yapraklar gövde üzerindeki boğumlardan çıkar. Uzun bir sapla gövdeye bağlıdır. Yapraklar çeşit özelliği ve yetiştirme ortamına bağlı olarak büyür. Nemli ve ılık bir ortamda toprakta suyun istenilen düzeyde bulunması halinde 25-30 cm genişliğinde yaprak oluşur. Kurak koşullarda yapraklar küçülür. Yapraklar yuvarlak olduğu gibi, uç kısmı uzayarak değişik formlar meydana getirir. Yapraklar kalp, köşeli kalp, bel, köşeli kürek ve beşgen şekilli olabilir. Yaprak kenarları düz veya dişlidir. Dişli olanlarda dişler belirgin veya az belirgindir. Diş uçları sivri yuvarlak veya küttür. Yaprakların üst yüzeyi düz ve parlak, alt yüzeyi ise dalgalı, mat ve tüylüdür. Bazı çeşitlerde yaprakların üzerinde dikenler olabilir. Yaprak genelde narindir. Kolayca parçalanır. Yapraklar yaşlanınca özümleme yeteneğini kaybederler. İşe yaramayan bu yapraklar bitkinin besin maddelerine ortak ce sömürücü bir organ haline gelirler.
Yaprak sapı uzun ve ortası olukludur. Oluk bazı çeşitlerde çok belirgin ve derindir. Sap enine kesildiğinde yuvarlak ve içi boştur. Sap üzerinde tüyler ve dikenler bulunur.
Sülükler botanik bakımdan dumura uğramış yapraklardır. Bitkinin bir yere tutunmasını, sarılmasını ve böylece tırmanıcı özellik kazanmasını sağlarlar.
2.4. Çiçek
[Konu Başlığı]
[Önceki Konu]
[Sonraki Konu]
Hıyar çiçekleri genellikle tek evciklidir. Bir bitki üzerinde tek veya birden fazla olmak üzere erkek ve dişi çiçekler farklı yaprak koltuklarından çıkarlar. Erkek çiçekler dişi çiçeklerden önce meydana gelir. Erkek ve dişi çiçekler kademeli bir şekilde gövde üzerinde sıralanır. Genellikle dişi çiçekler yan dallar üzerinde meydana gelir. Ana gövde üzerinde dişi çiçeklerin görülme oranları daha azdır. Bu yönden ana gövde de uç alma yapılarak bitkide yan dalların arttırılması teşvik edilir.
Erkek çiçeklerde çiçek sapı kısadır. Çiçek sapı üzerinde oluşan çiçek tablası üzerinde beş ader yeşil renkli alt tarafta birleşmiş, üst tarafta ayrılmış uçları sivri çanak yaprak, beş adet açık sarı renkli taç yaprak, ikisi çift, birisi tek duruşlu beş adet erkek organ alıntısı bulunmaktadır. Erkek organ flamentleri kısa, anterler uzun, silindirik, katlanmış, eğilmiş kütle halindedir. Çiçek tozları olgunlaştığında dağılmaz ve jelatinimsi bir madde ile yapışık durumdadır. Bu nedenle çiçek tozlarının taşınması rüzgarla olmaz. Döllenmenin olabilmesi için çiçek tozlarının mutlaka böcek veya arı ile taşınması gerekir.
Dişi çiçeklerde çiçek sapı erkek çiçek sapından daha uzundu r ve çiçek sapının ucunda meyve taslağı bulunur. Meyve taslağı çeşitlere göre farklı şekillerde olup, uzun, silindirik, yuvarlak, üstü oluklu veya düz, tüylerle ve dikenlerle kaplıdır. Meyve taslağının uç kısmında beş adet yeşil renkli çanak, beş adet altta birleşmiş parlak sarı renkli taç yaprak, beş adet dumura uğramış erkek organ kalıntısı, ortada üç karpelli bir dişicik tepesi bulunur. Dişiciğin tepesi kısa geniş ağızlı bir stigma ile çevrelenmiştir.
Son yılarda daha çok döllenme olmadan da (parthenocarp) meyveler oluşturan çeşitler geliştirilmiştir. Bu çeşitlerin yetiştirildiği alanlarda yabancı döllenmeyi engelleyici önlemler alınmalıdır. Bitki üzerinde oluşan erkek çiçekler uzaklaştırılmalı, böcek ve arı faaliyeti engellenmelidir. Aksi taktirde döllenme sonucu oluşan tohumlu meyvelerin şekilleri bozulmaktadır.
Parthenocarp çeşitlerle yapılan yetiştiricilikte, uniform şekil boyda meyve üretimi ile yüksek verim sağlanır.
Bu çeşitlerin dışında döllenmeli çeşitlerde mevcuttur. Döllenmeli çeşitlerin yetiştiriciliğince bitki populasyonunun %90’ınan yakın kısmı sadece meyve oluşturan dişi çiçekli bitkilerdir. Bu bitkilerin gelişimi normal büyüklüktedir. Ancak bu populasyon içinde yaklaşık %10’a varan sadece erkek çiçek oluşturan ve bitki gelişimi çok zayıf ve toplu halde gelişen, dölleyici olarak adlandırılan erkek çiçekli bitkilerde mevcuttur. Bu bitkiler yetiştirme alanlarında mutlaka kalmalıdır. Aksi taktirde dişi çiçeklerin döllenmesi için gerekli çiçek tozları olmasa, dişi bitkiler üzerindeki çiçekler döllenmeden dökülür. Böyle durumlarda yetiştirme alanlarından beklenilen düzeyde rün alınamaz. Bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayan üreticiler meyve bağlamayan erkek çiçekli bitkileri daha cılız gelişmeleri nedeniyle sökerek tarladan uzaklaştırılmaktadırlar. Bu sebeple önemli ürün kayıpları olmaktadır.
Whitaker ve Davis (1962) ‘ye göre erkek çiçeklerde erdişilik, erkek çiçekte dumura uğramış dişi organın büyümesi, dişi çiçekte erdişilik ise dumura uğramış erkek organların faaliyete geçmesi ile ortaya çıkar.
Hıyar bitkilerinde monoecious (tek evcikli), androecious (erkek çiçekler) ve gynocious (dişi çiçekler)’den başka andromonocious (erkek çiçek ve erkek çiçeğin erdişi hale dönüşmüş şekli) gynomonoecious (erkek çiçek ve dişi çiçeğin erdişi çiçeğe dnüşmüş şekli), trimonoecious (erkek çiçek, dişi çiçek ve erdişi çiçekler), gynomonodioecious (bir populasyon içinde dişi ve erdişi çiçekli bitkiler) gyandrodioecious (bir populasyonda erkek ve erdişi çiçekli bitkiler) çiçek formları bulunmaktadır.
2.5. Meyve
[Konu Başlığı]
[Önceki Konu]
Hıyarlarda meyveler çeşit özelliğine bağlı olarak farklı şekil ve formlarda olabilir. Uzun yuvarlak, silindirik, kama, tokmak ve bunların dışında farklı şekil ve formlarda meyveler gelebilir. Meyvenin uç kısmı memeli veya küt yuvarlak olabilir. Sap kısmı boyun yaparak şişkin bir hal alan çeşitlerde meyvenin üzerinde diken ve siğiller bulunur. Meyvelerin enine kesiti yuvarlak üçgen ve dörtgen olabilir. Bazı durumlarda meyve içinde boşluklar oluşur. Meyve kalitesi açısından meyve içi boşluğu istenilmeyen bir durumdur.
3. Tohum ve çimlenme özellikleri
Hıyar tohumları elips şeklinde olup radicil’in çıktığı uç sivri yapıdadır. Tohumların büyüklükleri çeşit ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak farklılık gösteriri. Tohumlar genellikle açık krem renkli olup beyaz, sarı, sütlü kahve renklerde de olabilir. Bir gramda 30-60 adet tohum bulunur. Pazarlanan tohumların çimlenme kabiliyetini normal koşullarda 8 yıla kadar muhafaza edilebilir. Tohumların optimum çimlenme sıcaklığı 25-30 ?C’dir. 10-12 ?C’den düşük ve 40 ?C’den yüksek sıcaklıklarda çimlenme yeteneği azalır.
4. Yetiştirme İstekleri
4.1. İklim isteği
4.2. Toprak isteği
4.1. İklim isteği
[Konu Başlığı]
[Sonraki Konu]
Hıyar ılıman iklimlerden hoşlanan bir sebzedir. Yüksek sıcaklık ve düşük sıcaklıklardan hoşlanmaz. Dşük sıcaklıklarda üşüme, yüksek sıcaklıklarda mantari hastalıklar ve aşırı su kaybı nedeniyle bitki gelişimi yavaşlar. Tohumlar 10 ?C ve üzerinde çimlenmeye başlar. Bitkinin normal gelişebilmesi için sıcaklığın 12-15 ?C arasında olması idealdir. Sıcaklığın 30 ?C’nin üzerine çıkması hıyarlarda solgunluk meydana getirir. Sıcaklığın 40 ?C’nin üzerine çıktığında ise bitkilerde bazı fizyolojik hastalıklara neden olur. 0 ?C ve altındaki sıcaklıklar bitkinin donmasına, yüksek sıcaklıklar ise aşırı su kaybı nedeni ile bitkilerin ölümüne yol açar.
Hıyarın direkt güneş ışığı isteği azdır. Ancak ışık miktarı ve süresinin azalması hıyar bitkilerinde erkek çiçek oluşumunu arttırır. Işık miktarının 6000-8000 Lux, ışıklanma süresinin de 12 saatten fazla olması dişi çiçek oranını arttırır. Dişi çiçek oranının artması verim artışına yol açar.
4.2. Toprak isteği
[Konu Başlığı]
[Önceki Konu]
Hıyar bitkisi toprağı en çok seçen bitkiler arasındadır. Çok nemli, soğuk ve su yönünden fakir topraklar da, killi topraklar hıyar yetiştiriciliğinde verimi önemli ölçüde düşürür. Bu topraklarda bitki yeterli ölçüde gelişemez. Hıyar su tutma kapasitesi yüksek olan, besin maddelerince zengin, tuz konsantrasyonu fazla olmayan, fazla kireç ihtiva etmeyen organik maddelerce zengin sıcak topraklardan hoşlanır. Ağır topraklarda çiçek teşekkülü gecikir, köklerde çürümeler meydana gelir ve kök hastalıkları ortaya çıkar. Hafif toprakların organik madde ile özellikleri düzeltilir ve uygun ticari gübreleme yapılırsa hıyar yetiştiriciliğinde kullanılabilir.
Toprak pH’sının 5.5-5.8 arasında olması bitki gelişmesi için uygun olup daha düşük pH değerlerinde magnezyum eksikliği ortaya çıkar.
5. Yetiştirilme Şekli
5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
5.2. Çapalama
5.3. Gübreleme
5.4. Tarımsal Savaşım
5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
[Konu Başlığı]
[Sonraki Konu]
Hıyar köklerinin zayıf oluşu ve toprak yüzeyine yakın gelişmesi nedeniyle toprağın çok iyi hazırlanmış olması gerekir. Toprak hazırlanırken yapısının bozulmamasına özen gösterilmelidir. Bu nedenle toprak kış döneminde derin olarak sürülür. Böylece su depolaması sağlanır. İlkbahardaki sürüm ise 10-15 cm derinlikte yüzeysel olarak yapılmalıdır.
Hıyar bitkileri baklagil, soğan, pırasa, pancar ve lahana grubu sebzelerinden sonra çok iyi gelişir. Tahıllar, domates ve patates tarımından sonra mecbur olmadıkça hıyar üretimi yapılmamalıdır. Patates tarımı vürüslerin tehlike oluşturmasına neden olur. Tarlada hıyar yorgunluğu oluşmasından kaçınmak için dört yılda bir veya daha uzun devrelerde münavebe yapmak gerekir.
Topak hazırlığı ekim ve dikimden yaklaşık bir hafta önce yapılır. Toprak yüzeysel olarak sürülür. Disk-harrow çekilir, inceltilir ve düzeltilir. Daha sonra domuz burnu ile sıralar arası dikkatle alınarak karıklar açılır.
Hıyar düz tarlada yetiştirilebildiği gibi herek vererek veya askıya alınarak değişik şekillerde yetiştirilir. Bu yerleştirme şekillerinde 4 farklı yöntem uygulanır.
- Tek sıralı yetiştirme
- Çift sıralı yetiştirme
- Fide ile üretim (tek veya çift sıralı)
- Örtü altı yetiştiriciliği.
Tohum ekimi elle ocaklara açılan çizgilere yapılabildiği gibi, son yıllarda hassas tohum ekim mibzerleri ile de yapılabilmektedir.Elle tohum ekimi ekolojik koşullara ve toprak yapısına bağlı olarak farklı şekillerde yapılır. Ocaklara elle tohum ekiminde toprakta kaymak tabakası oluşuyor ise tohumlar ocaklara birbirine yakın olarak ekilmelid.r Bu şekilde ekilen tohumlar çimlenip toprak yüzeyine çıkarken müşterek direnç meydana getirip kaymak tabakasını kolayca kırarak sışarı çıkması oldukça zordur. Ekilen tohumların çoğu kaymak tabakasını kırıp dışarı çıkamadığı için ölür. Bazı üreticiler kaymak tabakasına karşı tohum ekiminden sonra toprak yüzeyine yaklaşık bir avuç yanmış çiftlik gübresi atarak toprak yüzeyinde kaymak bağlamayı önleyen bir tabaka oluşturur. Ya da tohum ekiminden 5-6 gün sonra hafif yağmurlama yaparak toprağı yumuşak tutar.
Kurak ve yağışı az olan yerlerde tohumun yeterli nemi bulup toprak yüzeyine çıkması için 5-10 cm derinliğinde ocaklar açılır. Nemli toprağa 2-3 adet tohum bırakılır. Aşırı yağış alan yerlerde ise bu işlemin tersi yapılır. Ocaklar 10-15 cm yükseklikte kümbet olacak şekilde ekilirler. Aşırı yağış alan yerlerde tohumun sıkışıp havasız kalmaması ve çürümemesi için kümbetlere, yağışı az olan kurak bölgelerde is tohumların çimlenme sırasında rutubetsiz kalmaması için toprak seviyesinde aşağıda çukura ekilmesi gerekir.
Tek Sıralı Yetiştirme : Bu yetiştirme şekli özellikle makinalı ekim ve toprak işlemedeki kolaylıkları nedeniyle tercih edilir. Ayrıca rüzgarlı bölgelerde hakim rüzgar yönü dikkate alınarak yetiştirme imkanı verebilmesi ve bitkilerin rüzgarla sulama karıklarının içine düşmelerinin önlenmesi de bu metodun kullanılmasını bazı bölgelerde zorunlu kılar.
Tohum ekimi elle (ocak usulü) veya makine ile yapılması durumuna göre işlem yapılır. Ekim elle ocak usulü yapılacak ise 130-140 cm de tohum ekimi yapılmalıdır. Tohum ekimi tavlı toprağa 4-5 cm derinliğe ve her ocağa 2 veya 3 tohum gelecek şekilde yapılmalı, rüzgarlı havada ekimden kaçınılmalıdır. Elle ocak usulü ekimden dekara 200-250 gr civarında tohum gerekir. Mibzerle tohum ekiminde bu değerler 300-400 gr civarında tohum gerekir. Mibzerle tohum ekiminde sıra araları 130-140 cm, sıra üzerleri ise 10-15 cm olacak şekilde uygulama yapılır. Tohum ekimi, ekim derinliğindeki toprak sıcaklığının en az 15 ?C ve üzerinde olduğu zaman yapılmalıdır. Düşük sıcaklıklarda çimlenme sorunları ortaya çıkar. Yüksek sıcaklıklarda çimlenme çok hızlı ve düzenli olur.
Çift Sıralı Yetiştirme : Bu yetiştirme şeklinde tohum ekimi 65-70 cm genişliğinde açılan karıkların boyun noktalarına yapılır. Rüzgarsız bölgelerde uygulannan bir yetiştirme yöntemidir. Bu yetiştirme şeklinde tohumlar 65-75 cm sıra arası, 30-50 cm sıra üzeri mesafelerle ocaklara veya mibzerle sıraya ekilirler. 65-75 cm’lik sıra arası daha sonra sulama karığı olarak kullanılır. Sulama karığı olarak kullanılmayan sıra araları ise 130-150 cm genişlikte olacak şekilde bırakılır. Bu geniş aralıklar daha sonra bitkilerin yayılması ve hasat sırasında hasadı yapan işçinin bitkilere zarar vermeden tarlada gezinmeleri amacıyla kullanılır.
Fide ile üretim : Erkencilik sağlamak amacıyla bu yetiştirme yöntemi uygulanır. Tohumlar değişik şekillerde hazırlanmış plastik torba, viyol veya saksılara ekilir. Tohum ekim ortamları (torf + çiftlik gübresi + kum + bahçe toprağı ve perit karışımı) hastalık ve zararlılardan temiz olmalı tohumların çimlenmesini engelleyecek yapıda olmamalıdır. Hazırlanan bu ortamlara ekilen tohumlar alçak plastik tünel veya plastik seralarda don tehlikesi kalkıncaya kadar bekletilir. Dikim büyüklüğüne ulaşan en az iki hakiki yaprak oluşturan hıyar fideleri topraklı olarak tek veya çift sıralı olacak şekilde esas yetiştirme yerlerine dikilir. Dikimden yaklaşık 12 saat önce fidelere su verilmelidir. Aksi taktirde kök bölgesindeki toprak materyali dikim sırasında dağılır ve fidelerin tutma oranını azaltır. Bu şekilde yapılan dikimle yaklaşık 2-3 haftalık erkencilik sağlanmış olur. Dikimden sonra fidelerin kök bölgesinde çanak açılarak can suyu verildiği gibi bazı durumlarda toprakta yeterli tav var ise su verilmez. Ancak dikimden birkaç gün sonra karıklara su verilirek bitkilerin toprakta tutunmaları olaylaştırılmış olur.
Örtü altı yetiştiriciliği : Bu yetiştirme yönteminde tohum ekiminden hemen sonra tohumların ekildiği sıraların üzerleri plastik örtülerle kapatılarak hızlı bir çimlenme sağlanır. Bu şekilde bitkiler donlu dönemde korunmuş olur. Bu yetiştirme yöntemi küçük Menderes ve Büyük Menderes havzasında erkencilik amacıyla geniş alanlarda kullanılmaktadır. Bu tüneller mini tünel olarak adlandırılır. Tohum ekimi tek ve çift sıralı olarak yapılır. Çevre koşullarına bağlı olarak değişik sıra arası ve üzeri mesafeler bırakılabilir. Tohum ekiminden önce domuz burnu ile karıklar oluşturulur. Bu karıkların sırtlarında bırakılacak sıra üzeri mesafelere göre karık tabanı seviyesinde olacak şekilde ocaklar oluşturulur ve ekim bu ocaklara yapılır. Tohum ekiminden sonra iskelet maeryali kullanılmadan tohum ekilen karık sırtları 0.002 mikron kalınlığında plastik örtü ile örtülür. Böylece tohumların ekili olduğu yerler çukurda olduğundan tohumların çimlenip gelişebilmesi için yeterli boşluk sağlanmış olur. Çimlenen ve toprak yüzeyine çıkan hıyar bitkileri naylon örtüye temas ettiği dönemde üst kısmındaki plastik örtü kesilerek alınır. Böylece bitkilerin plastik örtüye değmeleri sonucu oluşacak zararlanmalar ortadan kaldırılmış olur. Eğer bitkilere değen örtü materyali kesilip uzaklaştırılmazsa bitkilerin yapraklarında yanma sonucu zararlanmalar meydana gelir.
Bir başka üretim yöntemide saksı ve plastik torbalarda yetiştirilen hıyar fidelerinin alçak plastik tünel altına dikilerek yetiştirilmesidir. Bu yöntemle 3-4 haftalık erkencilik sağlamak mümkün olur.
Yukarıda açıkladığımız yetiştirme yöntemleri düz tarla koşullarında yerde yapılan üretim şekilleridir. Bu yetiştirme şekillerinin dışında herek (sırık yada askı) vererek yetiştirme de yapılmaktadır. Bu yetiştirme yönteminde sıra arası ve sıra üzeri mesafeler azaltılarak birim alanda bulunan bitki sayısı arttırılmakta, hasat döneminde gözden kaçan meyve oranı azaltılmaktadır. Ayrıca meyveler ve bitkiler toprakla temas etmediği için hastalık ve zararlı oranı azalmakta buna karşın kaliteli meyve oranı artmaktadır. Bu yetiştirme yöntemi rüzgar alan yörelerde uygulanmamalıdır. Zira rüzgar alan yetiştirme alanlarında bitkiler rüzgardan önemli ölçüde zarar görürler.
Sofralık ve turşuluk hıyar yetiştiriciliği arasında çok önemli farklar yoktur. Ancak turşuluk hıyarlar hergün hasat edildiği için işçilik masrafları çok yüksektir. Bu nedenle turşuluk hıyarların hasadının daha kolay yapılabilmesi ve daha kaliteli meyve eldesi için herek yetiştirme yapılması daha avantajlıdır.
Turşuluk hıyar yetiştiriciliğinde hasadın zor olması ve çok yoğun iş gücü gerektirmesi nedeniyle son yılarda birim alanda bulunan bitki sayısı arttırılarak makinalı tek hasat yöntemi yoluyla yetiştiricilik yapılmaya başlanmıştır. Bu şekilde yapılan yetiştiricilikte bitki başına meyve adedi azalmakta buna karşın birim alanda bulunan bitki sayısı arttığı için toplam verimde artış sağlanmaktadır.
5.2. Çapalama
[Konu Başlığı]
[Önceki Konu]
[Sonraki Konu]
Doğrudan yetiştirme yerlerine ekilen bir sebzedir. Süzek toprakta gün aşırı, orta süzek toprakta üç günde bir, killi toprakta 5-6 günde bir su verilmelidir. Bitki bir vegetasyon döneminde 1 m2 alandan 300-425 litre su kullanılır. Hıyar yetiştiriciliğinde önemli olan suyun az ve sık ararlıklarla verilmelidir. Hıyar bitkisine tek defada çok su vermek sakıncalıdır. Böyle durumlarda bitki kaybettiği suyu düzenli olarak alamaz ve bitki gelişmesinde aksamalar olup, sulamanın sabah ve akşamüstü yapılması gerekir. Bazı yörelerde öğle saatlerinde de sulama yapılmaktadır. Bu istenmeyen bir sulama zamanıdır. Ülkemizde daha çok karık usulü sulama uygulanır. Ekonomik koşullar uygun ise damla sulama tercih edilmelidir.
Sulama için açılacak ekimden önce açılıp ocak usulü ekim yapılabildiği gibi bitkiler birkaç hakiki yaprak oluşturduktan sonra su istenmeye yaklaşınca da karıklar açılabilir. Toprak işlemesinin sürekli olarak makine ile yapılması için sulama karıklarının daha sonra açılması daha pratiktir. Sulama karıkları hakim rüzgarın estiği yönden ve bitkilerden 15-20 cm uzaktan açılarak bitki köklerinin zararlanması önlenmelidir. Sulama karıkları açıldıktan hemen sonra sulamalara başlanmalıdır. Sulama karıkların rüzgarsız bir havada açılması yerinde olur. Bitkiler kol vermeye başladıktan sonra kolların tarlada istenilen yönde gelişmelerini sağlamak, bitkilerin sulama karıklarına ve hasat esnasında gezilen kısımlara doğru gelişmelerini önlemek için kollar dikkatli bir şekilde yönlendirilmelidir.
5.3. Gübreleme
[Konu Başlığı]
[Önceki Konu]
[Sonraki Konu]
Hıyarlar toprakta organik gübrenin bol olmasını ister. Organik gübre ticari gübrelerin toprakta tutulmasına ve toprakta tuz miktarının azalmasına neden olur. Dekara 3-6 ton iyi yanmış çiftlik gübresinin sonbaharda veya ilkbaharda ekimden en az birkaç ay önce toprağa verilmesi gerekir.
Hıyar yetiştiriciliğinde toprağa verilecek olan mineral gübre miktarları toprağın mineral yapısına bağlı olarak dekara 5-10 kg azot, 8-10 kg fosfor, 10-15 kg potasyum, 4-6 kg kalsiyum ve 5 kg magnezyum verilmelidir. Hıyar yetiştiriciliğinde magnezyumlu gübreleme kalitenin sağlanması açısından büyük önem taşır. Magnezyumca fakir topraklarda yetiştirme yapılmışsa hıyar meyvelerinin tohum yataklarında istenmeyen boşluklar oluşur.
Azot verim ve kalite üzerine doğrudan etkilidir. Dengesiz ve fazla azotlu gübreleme meyve iriliğine ve yumuşak yapılı meyve oluşumuna neden olur. Azot noksanlığında yaprakların rengi açılır, yapraklar zamanından önce sararır ve dökülürler. Çiçeklerin ömrü kısalır, meyveler açık renkli olur ve meyveler irileşemez küçük kalır.
Azotlu gübrenin 2/4’ü tohum ekiminden önce toprak hazırlığı sırasında temel gübreleme olarak verilir. Azotun ¼’ü kol atma döneminde, ¼’ü de meyve bağlamanın başlangıcında toprağa verilir. Azotun meyvenin nitrit formunda iken hasat yapılmaması içim azotlu gübrelemenin hasattan bir ay önce yapılmış olması gerekir.
Fosforlu gübre meyve tutumu için önemlidir. Fosforlu gübrenin tamamı triple süper fosfat şeklinde verilmelidir. Fosfor noksanlığında gelişme zayıflar. Yan sürgün teşekküllü zayıflar. Yaprak kirli ve gri yeşil renge dönüşür Yaprak kenarları yukarı doğru kıvrılır. Yaprak ayası üzerinde muntazam olmayan kahverengi lekeler meydana gelir.
Potasyum meyve kalitesini önemli ölçüde etkiler. Meyve sertliği üzerine olumlu etki yapar. Potasyumun 2/3’ü tohum ekiminden önce toprak hazırlığı sırasında da temel gübrelemede 1/3’ü ise sulamada verilmelidir. Potasyumlu gübrenin % 75’i K2SO4 %25’i ise KNO3 formunda verilmelidir.
Bitkilerde magnezyumun ve potasyum noksanlığı görülmesi durumunda bu gübreler yapraktan püskürtülerek de verilebilir.
Hıyar yetiştiriciliğinde demir, bor mangan gibi iz elementleri noksanlığı ile fazlalığı bitkilerin gelişimi, meyve verimi ve kalitesi üzerine olumsuz etki yapar. Bu nedenle hıyar yetiştiriciliğinde besin maddelerinin eksikliği ve fazlalığı ortadan kaldırılmaktadır.
5.4. Tarımsal Savaşım
[Konu Başlığı]
[Önceki Konu]
Hıyar yetiştiriciliğinde maksimum verime ulaşabilmek iççin hastalık ve zararlılar ile yerinde ve zamanında mücadele yapılması gerekmektedir.
Hıyar üretiminde hastalıklara karşı dayanıklı çeşit seçimi ile hastalık ve zararlılara karşı ilaçlanmış tohum kullanımı gerekir.
Hıyar üretimi sırasında karşılaşılan önemli hastalıklar solgunluk, yalancı mildiyö, küllenme, hıyar köşeli yaprak leke hastalığı ve hıyar mozaik virüsüdür. Bu hastalıklardan virüsler dışındakilerle kimyasal mücadele yapmak mümkündür. Ancak bu mücadelenin dayanıklı çeşit kullanımı, kültürel işlemler e nöbetleşe ekim uygulanarak desteklenmesi gerekir.
Hıyarlarda zarar yapan önemli zararlılar ise yaprak bitleri, beyaz sinek, kırmızı örümcek ve nematodlardır. Bu zararlılardan nematodlara bulaşık tarlalarda üretim yapmamak gerekir. Diğer zararlılarla zamanında ve uygun kimyasal ilaçlar kullanarak bunların yaptıkları zararlanmaların önüne geçilmelidir. Hıyar yetiştiriciliğinde dele de genellikle yabancı ot ilacı (herbisit) kullanmaz. Çapa işlemi ile hem yabancı ot temizliği hemde kaymak kırma, toprağın havalandırılması ve bitkilerin boğazlarının doldurması yapılır. Ayrıca otlar ile yapılan uygun mücadele yukarıda özetlenen hastalık ve zararlıların yayılımı da engellediği için önem taşımaktadır.
6. Olgunluk, Hasat ve Depolama
Hıyarlarda en uygun hasat zamanı ve meyvelerin büyüklüğü çeşidin normal iriliğinin ½’ü veya en fazla ½’sini aldığı zamandır. Bu devre hıyarların gevrekliği ve özellikle çekirdekli çeşitlerde çekirdeğin henüz ağıza gelecek şekilde irileşmemesi bakımından en uygun zamandır. İlk turfanda hıyarlar genellikle tam irileşmeden hasat edilir. Küçük meyveli çeşitlerde 150-200 gr büyük meyveli çeşitlerde ise 400 gr’lık meyve iriliği hasat için idealdir.
Hasat edilecek hıyarlar genellikle sabahları erken saatlerde bir makas veya keskin bir bıçakla sapından kesilerek toplanır. Günün diğer saatlerinde hıyar hasadı yapılır ise bitki ve meyvelerde zararlanmalar görülür. Bu nedenle hasat erken saatlerde yapılmalıdır.
Hasat edilen hıyarlar hemen hasat tasnif ve ambalaj yerine taşınmalıdır. Burada şekil renk ve boylara ayrılarak ambalajlanır. Ülkemizde sofralık olarak değerlendirilen hıyarlar 25-30 kg ağırlıkta olmak üzere tahta kasalara veya plastik çuvallarla satış yerlerine gönderilir. Son yıllarda hıyar meyveleri albenisi yüksek olan küçük ambalajlar içinde de satışa sunulmaktadır.
Turşuluk hıyarlarda ise hasattan sonra meyveler boylara ayrılır. Küçük meyveli turşuluk hıyarların Pazar değeri daha yüksektir. 1. Kalite 0-6 cm boy 2 cm en, 2. Kalite 6-9 cm boy, 3 cm en, 3. Kalite ise 9-12 cm boy ve daha kalın meyveli olanlardır.
Hıyar, meyvesi içinde olan yüksek oranda su bulunması nedeniyle uzun süreli muhafazaya uygun bir sebze değildir. Normal koşullarda hasattan 4-5 gün sonra tüketilmelidir. Gecikme olursa meyvede pörsüme görülür. 10-15 ?C ve %70-80 nemde saklama süresi 7-8 güne çıkabilir. 0 ?C ve altındaki sıcaklıklarda meyveler donarak zarar görür. Hıyar meyveleri 1-3 ?C sıcaklıklarda ve %80-90 nemde 2-3 hafta süreyle muhafaza edilebilirler.
7. Verim
Hıyarlarda verim bitki başına veya birim alana göre belirlenir. Yetiştirme koşullarına ve çeşitlere bağlı olarak sofralık hıyarlarda dekara verim 3 ile 8 ton, turşuluk hıyarlarda ise 1500 ise 3000 kg arasında değişir.
8. Tohum üretimi
Hıyarlarda tohum üretimi sofralık ve turşuluk hıyar üretimine çok benzer. Ancak piyasa için yapılan yetiştiricilikte olduğu gibi erkencilik söz konusu değildir. Diğer bir çok yazlık sebzede olduğu gibi tohum alma yaz ayları içerisinde ve genellikle sonbaharda yapılır. Hıyarlarda tohum üretimi tamamen tohumdan tohuma metoduna göre yapılır. Ekolojik koşullar elverişli hale geldiğinde hıyar tohumları doğrudan doğruya esas üretim yerlerine ekilir. Bu yetiştirme şekli en yaygın olarak kullanılan tohum üretim yöntemidir.
Piyasa için sebze olarak yapılan yetiştiricilikte olduğu gibi toprak hazırlanır ve gübrelenir. Daha sonra yapılacak kültürel işlemler dikkate alınarak sıralar tek veya çift olarak belirlenir. Tohumlar ocak veya sıra usulü ile ekilerek yetiştirme yapılır.
Gelişme ve mahsule yatma devresinde tohumluk özelliği taşımayan tohumluk bitkiler ve meyveler üretim parsellerinde uzaklaştırılmalıdır. Bu ayıklama esnasında bitkilerin hastalıklara dayanıklılığı ile çeşit özelliklerine bakılır. Ayrıca tohumluk bitkiler üzerinde normalden fazla meyve oluşuş ise seyreltme yapılmalıdır. Meyve seyreltmesi sayesinde bitki üzerinde bırakılan meyveler çok daha iyi gelişeceklerinden, meyvelerde oluşan tohumlar da dolgun ve iyi vasıflı olurlar.
Hıyarlar çiçek özellikleri bakımından oldukça yüksek oranda yabancı tozlanma özelliğine sahiptir. Gerekli izolasyon tedbirleri alınmazsa arılar ve böceklerle yabancı tozlanma olur. Yabancı tozlanmaya karşı 300 metreden başlayan 1000 metreye varan izolasyon mesafeleri bırakılır. Çeşitler arasında ne kadar fazla mesafe bırakılırsa yabancı tozlanmaya karşı o kadar güvenilir saf tohumluk elde edilir.
Tohumluk meyveler irileşip renkleri açılarak beje yakın sarımtırak-beyaz renk alıp meyve kabuğunda çatlamalar olduğunda ve kısmen buruştukarında hasat olgunluğuna gelmiştir. Hasat olgunluğuna gelmiş tohumluk meyveler üretim alanlarından toplanarak tohum çıkarma yerlerine getirilirler. Tohumluk meyveler yaklaşık 7-10 gün süre ile tohum ayırma işlemine kadar bekletilirler.
Tohumlar meyvelerden elle, makine ile, fermantasyon yöntemi ile ve kimyasal maddeler kullanarak ayrılırlar.
Elle ayırma yönteminde meyveler boylamasına 3-4’e kesilir meyve içindeki tohumlar elle bir kap içine sıyrılır. Çıkarılan meyveler su içinde elle ovalanır ve tohum üzerindeki kaygan jelatinimsi tabaka uzaklaştırılır. Temizlenen tohumlar daha sonra kurutmaya alınır.
Makinalı ayırma yönteminde özel olarak yapılmış tohum ayırma makinaları kullanılır. Bu makinalara tohumluk meyveler parçalanır, daha sonra su ile yıkanarak tohumlar elde edilir. Makinalı ayırmada çarpma sonucunda tohumlarda zararlanmalar olabilir.
Fermantasyon yönteminde meyveler parçalanır. Madeni olmayan plastik yada tahta kaplara parçalanmış meyveler alınır ve üzerinde su ilavesi yapılır. Özellikle su içeriği az olan parçalanmış materyale su ilavesi şarttır. Kaplar gölge bir yerde tutulur. Fermantasyon süresi 3-6 gün arasında değişebilir. Fermantasyon işleminden sonra tohumlar yıkanır ve kurutulur.
Bir hıyar meyvesinden ortalama olarak 8-12 gr arasında 300-400 adet tohum alınır. Ekolojik koşullar, bitki sıklığı ve çeşit özelliğine bağlı olarak dekardan 30-100 kg arasında değişen miktarda tohum elde edilir.
|