|
çok daha küçüktürler. Konidiyumların içinde bazan yağ damlacığı gibi oluşumlar bulunmaktadır. Peritesyumlar sonbaharda dökülen yapraklardaki lekeli kısımlar üzerinde daha çok olmak üzere, yaprak damarları çevresinde ve tüm yaprak üzerinde oluşabilmektedir. Küremsi, kahverengimsi sarı renkte ve oldukça uzun bir boyuna sahip bulunmaktadır. Peritesyumlar mikroskop altında bu görünüşleri ile adeta taze bir incire benzemektedirler. İlkbaharda peritesyumlar içinde askuslar ve onların içinde de askosporlar oluşmaktadır. Askosporlar, askus içinde sarmal vaziyette ve 8 adettirler. İlkbaharda, bitkiler uyanırken, havanın yağışlı geçme durumuna göre, bir önceki yıldan intikal eden ölü yaprak dokuları üzerinde gelişmesini tamamlayan peritesyumlardaki askuslar parçalanarak, askosporlar peritesyumların boyunlarından geçerek, havaya fırlatılırlar ve dallardaki gelişen yapraklardaki yaprakçıkların yarı büyüklüğünü geçtikten sonraki dönemden itibaren enfekte ederler. Bazı yıllar askosporların yoğun olarak havada uçuştuğu dönemde, geç soğuklar sebebiyle, soğuğa son derece duyarlı yaprakçıkların soğuktan kavrulmaları yüzünden enfekte edecek çok az yaprakçık bulabilirler. Yaprakçıklar enfekte olduktan sonra, dokuda ilerleyen hastalık ilk simptomları verdikten sonra aservulusları oluştururlar ve bunlardan da konidiyumlar doğaya fırlatılarak, yaz boyunca sekonder enfeksiyonların oluşmasına neden olurlar. Fungusun askusları da iğ şeklinde, askosporları da yine hilale benzer, ortadan tek bölmeli renksiz ve şeffaf görünümdedirler. Askosporlar, konidiyumlara göre daha az kıvrık hilal şekilde ve boyutları konidiyumlardan daha küçüktürler.
|